|
|||||||
| A-B-C-Ç Başlıklarına göre sıralanmış şiirler |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#11 |
![]() ![]() |
GÜN BOYUNCA
gün boyunca damladı güneşin altın saçlarından doyumsuz bir ezgi kavakların uzunluğuna gün boyunca terledi yapraklar hışırdadı dallar boynuma başları dönerek eriştiler buluta avuçlarım yapıştığında aydınlığa seninle bir nefes sessizlik bir fısıltı yağmuru okyanus dolusu özlem ektik dağların duvarlarına gün boyunca ipek kuşlar uçurduk bir küçük pencereden doğayı öğüttük umut değirmeninde kucak dolusu zamanlara uçtuk gün boyunca gün boyunca göğsümüze yeniden dolsak tan, gül ve ışık pırıl pırıl günlere ardışık sevgi duşuyla başlasak |
|
|
|
|
|
#12 |
![]() ![]() |
RÜZGARDA VAR
Bütün rüzgarlara açıl Sana dokunan aşklar savrulsun Çölün kum tepelerine Yüreğinle uç Ve uçur dostlarını Göğün derinliğine Ara verme durmasın duygular Kanatlı beyaz at Aşsın bulutları birer birer Yitik değil yaşam Orada düşüncelerinde her şey var. |
|
|
|
|
|
#13 |
![]() ![]() |
SANA GELİYORUM
I. Benim sabah keyfim yeni açmış bir gülü insanların gülücüklerine yerleştirmektir. II. Sana karlı bir günde geleyim saçımın beyazlığı ve paltomun ıslaklığıyla üşüyen dudaklarımı ısıt, tenimi kurula uzun bir şarkıda susalım farkında olmadan sobanın çıtırtılarına dalalım sana küçük törenlerimizde şarkı söyleyeyim içki içelim güneşle başbaşa saçlarına dokunan tarağın hışırtısını dinleyeyim gözlerinin titreşimini yansıtsın aynalar bir gece şelalesi gibi damarlarıma akıp yankılan yüreğimde. III. Sana yağmurlu bir günde geleyim parkta ıslanalım birlikte gürültüller toprağın kokusunda erisin kentin görüntüsü değişirken bulutlarla duraksamadan parlayan gözlerin ve ıslaklığınla sar beni en koyu kızıllığında dudaklarının kıralım demir parmaklı pencereleri önlerine ortanca saksıları yerleştirelim ağız dolusu sobe diyelim dudaklarımıza. IV. Sana güneşli bir günde geleyim ışıklı yollara halılar serelim birlikte aşkınlığa yükselelim, okyanus sularının ortasında altın kumsallarıyla mücevher gibi parlayan adada, ben hep iskeleye demir atmış beyaz bir yelkenlinin düşünü gördüm tuzlu dudaklarını yakmak için sana kendi yaptığım güneşleri getireyim. |
|
|
|
|
|
#14 |
![]() ![]() |
SEVGİ ÖLDÜ
Sevgi öldü duydunuz mu Sevgi öldü insanla sevişirken En önemlisiydi aykırı düşlerden Tozlarını silkeliyordu güneş Her kayan şiirin ardından Çocukların kışkırttığı sendikalı işçi arılar Çiçekleri solluyordu tutsak günde Gömleğinden pul pul türküler dökülen Bir çocuk koşturdu haberi Kaldırıp taa uzaklara hatta sonsuza İnsansız=düşmansız yerlere attı ismini Çınladı derin uçurumlar dağlar Sevgi öldü, öldü sevgi. |
|
|
|
|
|
#15 |
![]() ![]() |
ŞİİRİN GÖĞÜSLERİ
Korkuyorum şiirin göğüslerini emerken. Mavisi silindi gökyüzünün ırmağın ötesinde hızlı adımlarla el sallayamadım dudaklarına seni bıraktığım kente kızıyorum şimdi ay ışığında yürüyemediğimiz kale kapılarına. Sahne: korkuyorum göğüslerini emerken şiirin. İmgeler duyun terk ediyorum kenti yaratmak için en büyük kalabalığı menekşe çoğaltıyorum martı seslerinde yeniden maviye boyuyorum göğü. Sahne: göğüslerini emerken şiirin korkuyorum. İçiyor geçmişin kuyusu seni de aşka dönüyorum o en büyük şiire yalnızlık bin damla kumsala düşen su eski bir yosun göçmen gölgede. Perde: şiirin göğüslerini emerken korkuyorum. |
|
|
|
|
|
#16 |
![]() ![]() |
TUTSAĞIN OLMAZSAM
-Özgürlük için- Tutsağın olmazsam senin bu gece de tüm geceler gibi kıyısız okyanuslara düşerim dalgasız denizlere. tutsağın olmazsam senin kanayan kanatlarımla enlemsiz boylamsız gezerim ülkesiz atlaslarda. Tutsağın olmazsam senin yaşadığım uçlar arasında çılgınlığı ararım sığamam küçük kalıplara. Tutsağın olmazsam senin çıktığım yazılarda ismini ve ismimi kazırım duvarlara yanyana. Tutsağın olmazsam senin yaşayamam tutsak et beni yoksa savaşamam. |
|
|
|
|
|
#17 |
![]() ![]() |
YALNIZ KADIN
Gün ışığından güzel kadın renklerin koynunda çiçeklenmiş duruyorsun terasta, kızıl saçlarını sallıyor çapkın bakışların Hırsız gözleri yakalayan karanlık sana sessizce dokunuyor çitle çevirdiğin bahçende, Adonis bu yıllardır beklediğin ışık yitik sandığın ülke ve ezberlediğin koku, aryalarla parlayan ay çıplaklığına vuruyor leke. Bir yudum daha al kadehinden alevlensin kanın papatyalar gibi bir aklaşsın bir sararsın yüzün sar bırak sar bırak avuçların ıslanarak, kasıklarındaki yükü koparıp at gece yorulsun koşturmaktan uyku gözlerinden aksın, Büyük Sahranın kumlarına baksın sevişmelerini saymak isteyen boşalıyor teninden Erosun sunduğu kadınlığın |
|
|
|
|
|
#18 |
![]() ![]() |
YALNIZLIK.. .
Yalnızlığımı büyütür kalabalık Gökdelen'in gölgesine siner Karanfıl Sokak kalınlaşır yoksul kadın çocuklarıyla çöplerin üzerine konar gözleri cam kırıkları sevgilim gelir yalnızlığım büyür çocukken gökkuşağına düştüğüm gökyüzü gelir kirli güvercinleriyle. Kimin öznesiydi mevsimler işkence öyküleri kimindi ayrılığın sesi miydi adımlarım suyu bekleyen uçurum mu kanatlandım yalnızlığımla son mevsime içimde bir kedi yavrusu |
|
|
|
![]() |
| Tags: bilgin, kadir, siirleri |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| bilgin, kadir, siirleri |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|