![]() |
|
|
|||||||
| Duyurular: Yeni Tasarım Yayında..! |
| A-B-C-Ç Başlıklarına göre sıralanmış şiirler |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
DIŞARDA TAŞLAR
zamanın ve güneşin beslediği miskin bıldırcınlar, erimiş kanatlar ve ayaklar, rüzgarın uzun takvimi, yitmiş kayıt çizgileri en uzun ömürlü ağaçlarda. Gel bana, ömrüm kısa, gün boyu toprağın sıcak mıknatısıyla kurumuş, bedensiz bir gömlek gibi. Sar göğsümü, sıvan sırtıma, sen kaynamış sütün ince kabuğu, inandır beni kendine hem ağzından çıktı bir kere 'seviyorum' sözü boşlukta başı dönen küçük bir nar fidanı gibi. [Linkleri Sadece Kayıtlı Üyeler Görebilir. Lütfen Üye Olun...]
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. Konu Bedirhan tarafından (15. June 2010 Saat 03:19 ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
DÜZ YANILSAMA
Biliyor musun hangi düşte olduğumu? Hangi yıldızdan çekmeli yerimi saptayacak ışık çizgisini? Yeryüzünü karıştıranım ben; yeri bulunmaz artık andığım eşyanın. Yazdığım deniz nerde? Hangi bellekte köpürür böylesine? Bir top kar olduğum dağlarda soluk gibi alıp verdiğim çığlık içimi kürüyor, anıların karı geçiyor dışavurabildiğim dağ silsilesinden Yıllar sonra... sade yalnızlığım ben; hem gece hem müzik insandaki zamanı şarkılayan. Sen öbür kulbu çınıltılı ağzıyla suları ıslıklayan yalnızlık testisinin; hayatın (belki de benim hayatımın) öbür ucu. Yuvarları dur yüksek çocukluğunun sekssiz küresiyle Seni kıracak sözleri kovmak için belki de bu cin kovma duası, müslümanların Allahülayisi bu karaladıklarım. Üstünler ve öterelerin uyumunda rahatlar saçlarında sıçrayan sarışın maymunların mistik uykusu. Sevgilim, yalnızlığımın bitip tükenmez çeyreğinde en büyük zinam, ruhuma meraklı bir ruh, yüksekten düşme korkusu, gittikçe hızlanan hız, gözalabildiğince kız... Dinle bak, kavuşuyor bir fırtına içinde iki kışkırtılmış ateş. Siste kül olup dökülen bu sonsuzluk tutkusu kimlerin?
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
GİZLEDİKÇE AŞK
Kışın soğuk balıktan günlerini sayıyorum ağımda. O yaza hiç dönülmeyecek! O başlatılmamış, o varsayılan ortasında yaşanmış sevda yakılmamış bir mum gibi aklımda. Kesik ağzıyla suları eğrilten boğaza karşı durup da oraların kuşu yalıçapkınını hecelemiştik beyaz bir yelkenli gecesiyle sulara. Kışın vurgusu açık, bağımsız bir ses, esiyor bize değmeden, bizden almadan hiç uğramadığımız bir yerlerden doğruca. Uçuyor cinsiyetin kindar ağzıyla. İbret olsun diye savuruyor uzaklara bir meddücezir haritasını. Ne uzanma, ne geri çekiliş; biz varsayılanın ortasında iki içine işleyen zaman, iki uyurgezer nokta. Şimdi sen bile bu şiir için çeperleri kapanmış, kendi başına bir ses, kışın soğuk balıklardan takviminde sadece kendine dökülen bir yapraksın. Yalıçapkını yeni bir sözcüğe uçuyordur şimdi bilmediğimiz bir lugatta.
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
KAFİLELER
Ne arıyorum çarşıda tezgâhlardan düştü ellerim ne alıp ne satmaya uzun sokaklar düşlemek benim işim yaza bakan, kireç boyalı koştursun güneşin limondan atları alkışlanarak çırakların çürük lastik kokan nefesleriyle kimin aslıyım ben ne yüz oldum ne ayna azdı gençliğim aya doğru tutulan çarşaflar arasında anladım hep aynı kadındır sokaklar yokuşlar gevşemeyen orospular ne pamuk ne de zambakla tarih olsun diye geldim buralara son kez Ferat'ta yıkadım saçlarımı billûr çıkardım eskiden daha sığ bir deniz için koridorlara girdim sonra büstlerin ezdiği zamanı kullandım boşuna, telâşlanmaz artık şehirli yaka yırtıp ünlesem göstersem varoşlara sürtünerek geçen kafileleri kafileler kafileler barbar Atilla'nın taylarıyla çekilen şehirler kuruldukça uğraklar yitiren kafileler geçerler yine de varoşlara sürtünerek geçerler 'yeryüzü hep delikanlı' diye haykıran yiğitlerle dolu kafileler
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
KIRLARA VEDA
Gözyaşlarının gücü vardı eskiden ırmak yüklü adamlardır, tuz katarlarının ardınca giden gölgemizde damlaların bıraktığı izlerden açılırdı hayal, tuzun sudan bukağısı çözulurken Utanır arınırdık şehirde fazla kalmak suçundan, akıl danışırdık yağmura, nasıl döneriz evlerimize doğru yollarından, nasıl fener yapıp kemiklerimizden, tütsüleriz gecenin mor arılarını çıkınca kovanından. Çoraksa gece, saçlarda yıldız, gözlerde yine yağmur, sarı bir zaman dilimi gibi fenerler (mum yanar, yağ dolanır, mumyalar toprağı çamur) kandaki yaralar gibi gülün ağrıttığı dikenler, ardımızdaki yoksul ve yerli bir söylenti... Böyle yürürdük ateşli ekinler gibi menzilsiz, Yoktu buğdaya un olmaktan ötesi bulgur çeken kadınlardan doğduk ya biz; güneşi taşta sırmalayan o kırıntı bilgeleri, aya bakan sundurmalarda çatlak topkulu annelerimiz, sıcak bağımsız, güleç mısırımız, dindar soğan tilmizleri; topuklar, ah o topuklar ve kerpici terkedişimiz. Kızıl toprak ve iri saman, yani Allah'ın harcı gözyaşlarının gücüyle eskiden serin eviçlerine sarı bir mahremlik sunardı, yağmur bir dua gibi geçerdi pencerelerden, yetim insan toprağın vicdanıyla doyardı. Demem o ki, gözyaşlarının gücü vardı eskiden.
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
KİNE EZ?
Bir devir aşk diye beni doğurdu Aldı bedenimi Mağrip sıtmalarından Nil diplerinden söktü ruhumu Sisli denizlere açıldım bir zaman; ne altın ne meyve, yad olsun keşfettiğim kıyılar Zamanın hayatla içlendiği çöllerde bir çadırım olsun yeter Ne göreceğim aynalarda çağ bütünüyle yanılsama İşkenceye alınıyor eşkalim: Şehre yeni bir şamata Gün gelmiş süslü satraplar ünlenmiş kaç defa ay doladıysa göğsümü kaç defa bulut püskürdüyse ağzım; hileli bir rakam düşürdüler sorguçlarından kadınlar, müziği halka sayan Ey halk! Ey halk! diye çağırdığım zaman haritasında körfezler gibi çekilen hayale dalan rüzgârın önüne sergiler ve dut yaygıları açan insanlık eğrileri, ketenpere çömezleri Yandım daha çağlasında bademin Bahçeler gözüme yeni bir şöhret özürün bir köşesinden öbürüne kenar otu oldum, bir fiy û care ben oldum, ben oldum ben oldum da ne buldum Temmuz'un kınnabında giderek lâl kafiye göllere vehmedilen gül dolaklı şadırvanda ama yine "gülün ölüm çağında".
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
MAKEDON GÜZELİNİ ARAYAN ÇİNGENE
Anız yangınları sıçramıştı Yaban güllerine Başakçılara sordum Sordum sordum sordum durdum Tirşe gözyaşları düşüyordu Cam göbeği göğsüme Göçen avcılara sordum Sordum sordum sordum durdum Keten tarlasından geçtim Soluk soluğa Ahlatçılara sordum Sordum sordum sordum durdum Sazlı çatakta dolandım Yeşil yareler içinde Taraşçılara sordum Sordum sordum sordum durdum Yâr seni sordum Onbaşılar kollarımı bağlıyordu Uzakta taliga yollarında Tekirdağın hanları yanıyordu Hasanağa deresi Ergeneden Karanfil sapları yolluyordu Bohçacılara sordum Yemen illerinden ipeklilere Şam boncuklarına Yâr seni sordum Sordum sordum sordum durdum
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
MARMARADA AKŞAM
Çıkar gelir alacakaranlık yeni sürülmüş tarlalardan her adımda biraz daha yiten topukları ve taflan külüne kokan elleriyle çıkar gelir her solukta bir dermansız hastalığın iç kanamalarını çekerek sinesine dalgalarda çözer saçlarını alizeler fosfor su yüzüne vurur bir çağanoz çıkmak ister göğsünün sarmal dehlizlerinden ağır ağır yürür gece taşlarında otlar bitmiş Aspendos'un sahnesine ve eski, alışkın bir oyuncu gibi okur ceneviz gününden kalma tiradını ak benekli gömleğini aranır soğuk kıkırdaklarıyla ürpererek kum engereği çıkar gelir kutup yıldızı ışıltılı bir pelerin gibi savurarak samanyolunu bağdaş kurup oturur gök tapınağının mimberine deniz / ah! o uçsuz bucaksız göğsünde yeşil hareler oynaşan / deniz gece dev bir çoban gibi kara kepeneğiyle abanınca üstüne çırpınıp bırakır kendini vahşi bir aşkın öpüşlerine
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
MEDRESE İSYAN ( 2 )
"Kâinat" bölündüğünde ordaydım bir soluk yaprak düştü payıma arşa çıktım boynumun kuru dalından deniz zambakları ektim gök bir yana silin beni bu yaşamdan silin silebilirseniz beni katran, eski hint boyası budak reçinesi şair ve alçak 'Beşer' bölündüğünde ordaydım hasta çocuklar düştü payıma göğsümden indim öksüz düğünlerine erikler kuruttum göbeğimin karışında kılın beni bir rekâtta kılın kılabilirseniz ben şeytan ortağı hasırcı bıçağı şair ve alçak
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
MEDRESE İSYAN (1)
Düşlerimi "şerre" yoruyor bir deli kadın korkuluğumu kaçırttı kargalar dönecek bir evim yok uzaklara atıyorum şapkamı yüreğimi "hayra" yoruyor bir deli kadın besmele kokuyor şiirim duadır onlar sakalsız gençler için -kim öpecek onları? selâdır onlar kusurlu kızlar için -kim sevecek onları?
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. |
|
|
|
![]() |
| Tags: adnan, siirleri, zer |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| adnan, ozer, siirleri |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|