![]() |
|
|
|||||||
| Duyurular: Yeni Tasarım Yayında..! |
| A-B-C-Ç Başlıklarına göre sıralanmış şiirler |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#11 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
MERMER ADASINA VEDA
Ayrılsam mı kavuşsam mı şaşırdım bu iskelede. Kararsızlığın ortasında ihbar ediyorum belleğimi. Tekrar ediyorum insanlığımı habire. Bir anda binip gemilere uzak denizlerdeki mezarıma gidiyorum. Bir anda vuruyorum rıhtıma (Beyazlar giyindim; ipeğin ardında kırmızı patlamış bir güneş akıyor etlerimden) . Kışın anıları ve bu denizin dalgaları saklı saçlarımın uzayışında. Söyle bana, yaşatmaya yazgılı mısın bu adayı; beslemeye beyaz evleri ve bir beton yengece benzeyen rıhtımı... yitirilişlerinle... Ah, yitiriyorsun beni. Tutamıyorum mermerin güvenliğinde. Yitiriyorum seni. Kalbim bir ada olmaz mıydı sana? Gecikmiş zaman akşamı telaşla kaldırıyor sulardan. Hızlı yunuslardan son bir tören. Atıyorum kendimi gecenin kaplanına. Parçalanışıma duyuyorum, bir türlü evcilleştiremediğim sevdam seriyor etlerimi kayalar üstüne... Ben bu kıyıda uyuyan kaplanım, üzdük sizi; artık elveda!
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
PAYLAŞILAN UYUM
Ne zaman onur duysam yaza verdiğim ömürcükten ve yalnızlığımı duyarlı bir duvarla paylaşmaktan; ısınmış kuşlar getirir kibrit kutusu odalara yalnız gelişinin izleri olan bir kadının ayakları, kilimlere, çıplak betona dişi nakışlar, güneşten artırılmış menevişler... atar. Bilir gökyüzüne bakmaktan ve evrenin yaratılış sırlarından korktuğumu. Oturup diker yırtığımı, söküğümü kadınlığının topraksı edalarıyla. Bense erkekliğimin folkloruyla çalkarım ona sunacağım dizeleri kafamda.
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
RÜZGAR DURDURMA TAKVİMİ
İnsan bir okyanus koymalı bazen arasına ayak izlerinin, sığınsa da kalbine gezerek ısıttığı karalar zalim kahramanı olmalı bütün terk edişlerin. Çok görülmüştür kartalın kıyıdan döndüğü kaplanın yırtıcı merakıyla denizden yüzgeri ettiği, ama bir kere olsun erkek dediğin bırakıp ardında ata mezarlarını uzak volkanların kaynayıp söndüğü adalara gitmeli, adını söylesin diye bir taşın içinden evini yakan ateş. Bilmeli dünya sevdalısı, kandadır ateş gemisi, kadının uykusundan biçilen yelken bezi yüzdürür meçhule gidenin kalbini. Ah bir dedikodudur hayat sıkıntı verip huzuru vaadeden: Tek armağan uğurlanış sözleri.
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
SENİ SEVİYORUM..
Seni seviyorum çağladıkça coşan su estikçe dellenen rüzgar ekildikçe anaçlaşan toprak öğütler bunu bana seni severken türküden türküye geçer ırmak toprak yaz yağmurlarıyla oynaşır öğle tozlarıyla dolanır rüzgar ufku adınla uyarırlar beni seni seviyorum bağda çillenen salkım dalda allanan meyva öttükçe kendini tüketen kabakçı kuşu öğütler bunu bana seni severken yaz güneşi şehvete boğar bahçeyi kükürt adetleriyle solar bağ yaprakları ballı incirde yaşar -bin bir cilveli- aşklarını turunç gerdanlı kuşlar haberler getirir sağdıçlarım gül kurusu mektuplar seni seviyorum hayra yorulan düşler ceviz sandıkta bekarlığının gül suları taş yastıklarda zümrütüanka kuşları öğütler bunu bana
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ŞAİRİN EMEKLERİ
I gece teninin en koyu tonuna ulaştığında çöküyorum bir gölge masanın başına gizlerini demek istiyorum gönlümün kimseyi şaşırtmasa da çalakalem mıncıklamak istiyorum orasın burasın önümdeki dişi kâğıdın ellerimin zekâsıyla başlıyorum bir şeyler karalamaya II gece kara çarşafının altında sevişiyor sinsi âşığıyla - eziliyor atmosferin çimenleri - çekip gidiyor o tanrısal hovarda iliği boşalınca ve yıldızlar, gökkurusu dadılar dikiyorlar gecenin bekâretini ışıktan iğnelerle
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. |
|
|
|
|
|
#16 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
YENİ SEVDALININ SABAHI
seher vakti siliniyor yeryüzünün sürmesi gözünden kırılıyor gökyüzünün camları iğneler, ısırıklarla dolu denizin yorgun kolları şafak gerdek sabahının pembe gelini açıyor perdelerini yellerin çiğden kanatları ırgalıyor gülleri, zambakları uyanıyor delikanlı düşünü bitiremeden - aşığım diyor - yanığım savurup göğsünün sapını samanını
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Gold Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 627
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 0
Tecrübe Puanı: 13 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
YOL ŞARKILARI
Geçiyor Balkan günlerim bir elmanın nazik soyuluşunda. Kalp de yaradır, diyor ayazda türküm kanıyor her yola koyuluşumda. Ölümün dişlediği bir meyveymiş geçmiş özlemi çocukluğun çürüyüp yapışması deriye. Ah, o kar fısıltılı bahçeler dedemi, amcamı, hele de babamı çağırırlar mı geriye... Trakya, nasıl ayrıldım senden sıvalı kerpiç bacalardan duman tüterken. Nasıl da camlarda kaldı süzgün gözlerin, akraba hayat. Dur durak yok, bir daha siliyor evimi her seyahat. Evsizin evini özlerim şimdi, eşikte gölgesiyle. Ah o inatçı, gürlek meşeler kökümü, omcamı, hele de ilk sevdamı tutarlar mı biteviye... Balkan içleri, bodur, kavi meşeler; kuru bir öksürük içimde keder. Bir karaduygundum ya, vereme kardım sonunda. Canımın içini özlerim şimdi, üşüyen nefesiyle; İstanbul dönmesem sana dönmesem çirkin ekmek kavgasına annemi aldın, süründürüp hastane kapılarında bir karım vardı, dağ arpası saçlı, onu da aldın. Dökülür şimdi ıslığım, ayazın ırmağına. Ah, Trakya, kumru cumalar, üveyik cumartesiler ülkesi cesedim dönecek elbet sana, göçmenliğe hatıra...
__________________
Yaşlanarak değil Yaşayarak tecrübe kazanılır Zaman insanları değil Armutları olgunlaştırır. |
|
|
|
![]() |
| Tags: adnan, siirleri, zer |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| adnan, ozer, siirleri |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|