|
|||||||
| A-B-C-Ç Başlıklarına göre sıralanmış şiirler |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
![]() ![]() |
1939
Bin dokuz yüz otuz dokuz: Karanlıkların içinde Ölülerle yaşıyoruz. Puslu havayı sever kurt; Kaplamakta gökyüzünü Kurşundan ağır bir bulut. Her şey uyuduğu zaman Kıracak zincirlerini Gecede uyanık duran |
|
|
|
|
|
#2 |
![]() ![]() |
ADAMLAR
Sönmüş saçlarında son damla ışık, Bir düş'ün içinde gibi her akşam -Ve yüzleri duman kadar dağınık- Geçer bu sokaktan binlerce adam. Umut gözlerinde ölü bir bakış, Çığlık bir bükülüş dudaklarında; Bulamadıkları nedir ki, yaz kış Dolaşırlar şehrin sokaklarında? Sanki yalvaran bir duadır onlar, Belki tanrılara açık vesvese, Bir nehir. Bu nehir her akşam akar Derinden ruhları çağıran sese. |
|
|
|
|
|
#3 |
![]() ![]() |
AĞIT.....
Bir sevdiğim güzel vardı, bu evrenden vazgeçti; Sevdiğini yitirenin hali nice olur belli. Fidan boylum, güvercin bakışlım, şimdi n'etmeli? Sevip koklamadım, doyamadım; benden vazgeçti. Benim varımdı o, benim tadım, benim ereğim; Direğimdi, kırıldı da çöktüm, bir oldum yerle. Çığrış canım, kuşlarla, böceklerle, bitkilerle; Gel sevdiğim, gel güzelim, gel gülüm, gel direğim! Rüzgarlar üşüttü onu, kuzeyden esen yeller, Boz bulutlar öyle benzini soldurdu, dert değil. Bir sanırım, bu sümbül o sümbüldür! elbet değil. Nazlı çiçeklerle bile açmaz onu bu iller. Bu gamlı güz akşamı, yola düşmüş hali midir? Edalı boyuna göz mü değdi, dil mi uzandı, Ya ala gözlü görke yüzünü kimler kıskandı, Üzerine eğildiği sular vebalı mıdır? Garip kişi! gez git gayrı bu dağları dul, mahzun. Bu dağların güzeliydi o, güzellerin hası. Elbet garib olur garip kişinin yavuklusu; Büker de boyuncağzını kor gider melul mahzun... |
|
|
|
|
|
#4 |
![]() ![]() |
ATLIKARINCA
Ne çektik böyle gülünceye dek Eh, şeniz işte hep bu düğünde! Karım şen bir deliler evinde, Yirmisindeki hemşirem Van'da, Babam tenha tezgahının üstünde, Ben bir hayal atının sırtında Ve anam mahzun... ölünceye dek. |
|
|
|
|
|
#5 |
![]() ![]() |
AYAKLAR
Ölmüş o, ayrı düşmüş sürüden, ayakları dışarda örtüden. Ölmüş herkes gibi ölen insan, Yalnız ayaklar kalmış yaşayan. Ardından ölüme düşen başın İki kardeş bakakalmış şaşkın. Der ki, bu ayakları görenler, Başım değilmiş düşünen meğer. Ayaklarım, az gide uz gide, Ayaklarım, ümitler peşinde! Yolcu ölmüş; işte ayaklar hür! Yolcu ölmüş; ayaklar düşünür... |
|
|
|
|
|
#6 |
![]() ![]() |
AYIŞIĞI
Yüzün beyaz, abajur yeşil, gece mor; Esrimiş kalbim, şarkısını söylüyor. Her yanın avuçlarıma dökülüyor Çeşmeden akan suyun berraklığında. Dolaşan bir dudak mı var saçlarını? Ay tırmanıyor zeytin ağaçlarını. Sürü bulutlar gece yamaçlarını Otlayıp yayılıyor gök kırlığında. Üzerinden örtüyü mü çekti bir el? Gece ayaklarından akıp giden sel; Seyrine doyulmuyor ruhunun, güzel Bu manzara gibi, bu ayışığında... Yeniden yarattı seni gizli bir el! |
|
|
|
|
|
#7 |
![]() ![]() |
AYNALAR..
Gençliğimi kaybettim birtakım odalarda; Kaybolan gençliğimi aradığım aynalarda Ölüler dolaşıyor böğürlerinde elleri, Aynı şeyi arayan akraba hayalleri. Yalnız bir taze kadın yaşlılığı arıyor; Yaşlılığım, yaşlılığım! Diye yalvarıyor. Sırları dökülüyor baktığı aynaların; Söndürüp yürüyor bir bir aynaları kadın. |
|
|
|
|
|
#8 |
![]() ![]() |
AYRILIŞ
Gün batıyor, gün batıyor, Veda etsem hepinize. Ufuk kanlı bir denize Dönüyor, sizi bıraksam. Gün batıyor, gün batıyor, Evimi, eşyamı, paramı Nem varsa yaksam ve bir an Kaybetsem kara bir duman Arkasında hafızamı, Koşsam, koşsam, koşsam, koşsam... |
|
|
|
|
|
#9 |
![]() ![]() |
BAHAR ŞARKISI..
Titrek bir damladır aksi sevincin Yüzünün sararmış yapraklarında Ne zaman kederden taşarsa için Şarkılar taşırsın dudaklarında. İşlerken hülyama sesten örgüler Bir çini vazodan dökülen güller Gibi hülyada fecirler güler Buruşmuş bir çiçek parmaklarında. Gözlerin kararan yollarda üzgün, Ve bir zambak kadar beyazdı yüzün; Süzülüp akasya dallarından gün Erir damla damla ayaklarında. Sesin perde perde genişledikçe Solan gözlerinden yağarken gece Sürür eteğini silik ve ince Bir gölge bahçenin uzaklarında. Sen böyle kederden taştığın akşam Derim dudağında şarkı ben olsam Gözlerinde damla, içinde gam Eriyen renk olsam yanaklarında |
|
|
|
|
|
#10 |
![]() ![]() |
BALAD...
Yağmurlar dindiği zaman Geleceksin Ki karanlık ölümdür. Işığım söndüğü zaman Güleceksin Ki karanlık ölümdür. Karanlığımda dişlerin Parıldar ki Yine görüneceksin Kuraklığımda düşlerin Işıldar ki Yine arınacaksın. Bekliyeceğim elbette Gelişini Yaşamak başka nedir; İsterse ta kıyamete İlle seni Ki bu aşk başka nedir. Bütün ömrümüz onunla Böyle geçti; Toprakla gök arası, Varla yok arası öyle; Derken uçtu. Dranas yalvarası: Tanrım merhamet et kula. |
|
|
|