![]() |
|
|
|||||||
| Duyurular: Yeni Tasarım Yayında..! |
| A-B-C-Ç Başlıklarına göre sıralanmış şiirler |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#11 |
|
Co Admin
![]() ![]() Üyelik tarihi: Jun 2010
Mesajlar: 2.294
Ettiği Teşekkür: 6
3 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 3
Tecrübe Puanı: 14 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Anladım
(Aranağme) Aşkın hem ateş hem yağmur olduğunu Kemiklerime kadar ıslanınca anladım… Adildir Padişahım, yan tutmaz, emek yemez İnanıp erkine yaslanınca anladım… Sınırları karıştırdım deliliğin met cağında Gerçeği, som gerçeği uslanınca anladım… Fiziğini aşan yanık sesin yeni ufuklara Nasıl pençe vurduğunu, seslenince anladım… Aşkın fotoğrafı gözlerimde fer / kanat Yürek sürekli zikir ile beslenince anladım… Yaş dorukta, gönül hâlâ çıktığı yolun başında Başım dağlar gibi sislenince anladım…. Bahaeddin KARAKOÇ (Sürgün Vezirin Aşk Neşideleri – Dolunay Yay. Ankara – 2004) |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Co Admin
![]() ![]() Üyelik tarihi: Jun 2010
Mesajlar: 2.294
Ettiği Teşekkür: 6
3 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 3
Tecrübe Puanı: 14 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Anlarım / Anlatamam
Eprimiş giysiler gibi hüzünlü, yorgun Ve dopdolu bir hâlin var ki anlarım anlatamam! ... Seslensem dökülecek gülleri gözlerinin Bu bir deli bahar ki anlarım anlatamam! ... Has kokunu bir rüzgâr yaralamış süt çağı Bu öyle bir rüzgâr ki anlarım anlatamam! ... Yüreğinin parkına ışık ekerken kuşlar Bu sevdada ne var ki anlarım anlatamam! ... Ey canımın toprağı, sevincimin kumaşı! Bu çokluk o kadar ki anlarım anlatamam! ... Gökleri kucaklarım senin esenliğine Bu sevgi bir pınar ki anlarım anlatamam! ... Yüreği yaka yaka derinden akmak nedir? Gülüm, KARAKOÇ der ki anlarım anlatamam! ... Bahaeddin KARAKOÇ (Ay Şafağı Çok Çiçek -Beyan Yay. İstanbul / 1998) |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Co Admin
![]() ![]() Üyelik tarihi: Jun 2010
Mesajlar: 2.294
Ettiği Teşekkür: 6
3 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 3
Tecrübe Puanı: 14 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ar Kapısı Değil Kâr Kapısı İşsizler, aşsızlar gıdalarını
Kuru peksimetten, lavaştan çıkardılar. Üçkâğıtçılar/gözbağcılar Ekmeklerini taştan çıkardılar. Evrim dediler, devrim dediler Budunu ifsad edip baştan çıkardılar. Hem davâcı, hem de savcı ve hâkim olup Hükümlerini kurudan yaştan çıkardılar. Tezden ölmek isteyen hastanın canını Yavaştan yavaştan çıkardılar. Nice şirketler kuruldu kâr amaçlı Şiiri havâstan çıkardılar. Hızlı yaşamak için hızlı trene Üşüştük ama makastan çıkardılar. Kapı,ar kapısı değil kâr kapısıymış Ahlâkı esastan çıkardılar. |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Co Admin
![]() ![]() Üyelik tarihi: Jun 2010
Mesajlar: 2.294
Ettiği Teşekkür: 6
3 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 3
Tecrübe Puanı: 14 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Aşk
Andolsun bütün örtülere, andolsun bütün örtünenlere ki, Kar altında terleyerek uyanmaktır aşk. Yanmış iki cesedin kına gibi külleri arasından Fışkın sürerce dirilip yeniden yanmaktır aşk. Cümle ağaç kapıları, cümle demir kapıları aşıp, Bir gönül kapısına dayanmaktır aşk. Sevgilinin otağını gökkusağına boyayıp gece-gündüz, Hüznün safran sarısıyla boyanmaktır aşk. Yaratmaktır ya da sevgilinin toprağından yaratılmak, Her nefes alıp verişte yanmaktır aşk. İsmaili bir gönülle teslim olmaktır bıçağa, Birini kandırmak değil, bilerek kanmaktır aşk. Diline arılar konar, koynunda karıncalar gezer, Sevgilinin ölçeğiyle her zaman sınanmaktır aşk. İsrafil'in Sûr'unu ruhunda duymaktır aşk, Suyu suyla yumak gibi aşka inanmaktır aşk. |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Co Admin
![]() ![]() Üyelik tarihi: Jun 2010
Mesajlar: 2.294
Ettiği Teşekkür: 6
3 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 3
Tecrübe Puanı: 14 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Aşk Mektubu VIII
Ben sevda bölüğünde kıdemli bir askerim Hizmetim sanadır ey tacidarım Canı bir emanet bilir taşırım Bir ırmak delirir geceleri Bir yıldız kayar ötelerden Bir bulut geçer Ay’ın önüne Birden üşürüm Ve seni daha çok düşünürüm ----------Kokunu en sevdiğim güle veriyorsun! ... Hangi şekle dönüşürsen dönüş Hangi kılığa girersen gir Bilirim ne kadar gerçeksin, ne kadar düş Gönlüm bir şahindir takarım peşine Bulur seni saklandığın yerde Tutar elinden – eteğinden Bana getirir ----------Sen kendini kolay ele veriyorsun! ... Sarmal bir sevdayla yaşarken aynalar derbendinde Bir Aslıhan oluyorsun, bir Leylâ Beni de mahkûm ediyorsun değişim sürecine Bir Kerem oluyorum, bir Mecnûn Dağlara, çöllere vuruyor içimdeki vâveylâ Firar ettiğimi bilmiyor bölüğüm Kırık gönlümde kırk düğüm ----------Adımı dile veriyorsun! ... İçimde ebedî bir sürgünlüğü yaşarım Hangi gezegende insem rastlarım izine Dişlerim beyaz kirazlar gibi hep birden sızlar Ve gülümserim dişçinin elindeki demir kerpetene Biraz daha fazla bakabilmek için yüzüne Bir kaya yuvarlanır boşluğa Kimse bir anlam veremez bendeki hoşluğa ----------Sense yakıp külümü yele veriyorsun! ... Ben sevda bölüğünde kıdemli bir askerim Terhis olsam gidecek bir yerim yok Yüreğimden başka silah taşımam Bütün adresleri iptal ettim Benim senden özge gerçek yârim yok Bir hakkuşu öter geceleri Aşk, mektup yazmaya zorlar beni ----------Sense yeri – göğü sele veriyorsun! ... Bahaettin KARAKOÇ (Aşk Mektupları – Dolunay Yay. 1999) |
|
|
|
|
|
#16 |
|
Co Admin
![]() ![]() Üyelik tarihi: Jun 2010
Mesajlar: 2.294
Ettiği Teşekkür: 6
3 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 3
Tecrübe Puanı: 14 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Aşk Mektubu XX
Dön Arkanı dönme yüzünü dön bana Aştan, ekmekten, sudan ziyade Muhtacım sana Beni bu dünyaya Niçin saldığının farkındayım. Önce Bezm-i elest'te yüzleştin ruhumla Sonrası mühürlü bir damla Toprak, su, ritim ve nur Baştan sona evrensel bir mâcera Hâlime güldüğünün farkındayım. İrinli Bir çıban gibi sürdürürken varlığımı İçimde senin aşk tohumun yeşerdi Çimdikleyip deştin çıbanımı Anladım noksan yanımı Yüreğimin sağaldığının farkındayım. Yakam Her zaman senin elinde Çimdikle, çimdikle, daha çimdikle Sana mezmurlarımı okuyayım içtenlikle Bırakma yakamı ey sevgili Karanlık sislerin, bulutların Dağıldığının farkındayım. Temiz Tertemiz bir kaynaktan içiyorum şimdi Has güzelliklere adadım gözlerimi Gönlüm helâl çiçeklerden balözü toplar Kanatlarım olmuş sevgi Kefenim sırtımdaymış. Yanımda taşıyormuşum tabutumu Kırmışım nefs denen putumu Bu bir kusur mu Ölümün peşimden geldiğinin farkındayım. Olsun Takdirî ilâhî neyse o olsun Alıştık ateşe, yağmura, kara Büyük depremlere, acılara Düşlerin parça parça Öldüğünün farkındayım. Ey sevgili Gücümle orantılı olmayan yükü Yüklersen omuzlarıma, taşıyamam Kalbi dirilten aşkı ise Hiç eksik etme benden Hürriyetsiz yaşarım da Aşksız yaşıyamam Aklımdan geçenleri teşhirden çok korkarım Kendim için saklanm Ama senin ey sevgili, Her şeyi bildiğinin farkındayım. Bahaeddin KARAKOÇ – (Aşk Mektupları- Dolunay Yay. 1999 – Ankara) |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Co Admin
![]() ![]() Üyelik tarihi: Jun 2010
Mesajlar: 2.294
Ettiği Teşekkür: 6
3 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 3
Tecrübe Puanı: 14 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Aşk Mektubu XXIV
'Az bekle' demeye utanırım 'Biraz daha…' sözü beni öldürür 'Hele kalsın…' demek ipe un sermek Olacak anında olsun derim Yüzümü yapacağım iş değil Yaptığım iş güldürür. 'Şu olursa..' diye bir şartım olmaz Görücü beklemek temelden sakat Aşktan başka elimde kartım olmaz Her 'acaba? ' girişime barikat Yalanlar, yanlışlar harmanlandıkça Felç olur hakikat. 'Şunu da isterim..' bir dayatmadır Ve süresiz bir erteleme Boşlukta kalan zamanı, zamandan saymam 'Çam sakızı çoban armağanı' Süte incir sütü damıtırsın, olur teleme Aşkla taçlanmayan imanı İmandan saymam. 'Kim demiş, ne demiş, niçin demiş Nerede, ne zaman ve nasıl? ' Sen cevap beklerken kervan göçüp gider Kaybeden sen olursun her fasıl Askıya aldığın süreç Geriye doğru sayan bir süre olur Ve çağın geçip gider. Ey çağı hiç geçmeyen sevgili, Her mola biraz daha geciktirir vuslatı Benim acelem var, imtihandayım Sevdalıyım, tez canlıyım Ayaklarımın altından yer kayıyor Başımın üstünden gök-çatı. Yeryüzü, gökyüzü hareket eder Sular, bulutlar ve yıldızlar Rüzgârın kendisi harekettir Yatarım-kalkarım bir yanım sızlar Kuş yanım uçar gider Bende kalanın hepsi sensin Her sevgi bir berekettir… Bahaeddin KARKOÇ (Aşk Mektupları - Dolunay Yay. 1999 / Ankara) |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Co Admin
![]() ![]() Üyelik tarihi: Jun 2010
Mesajlar: 2.294
Ettiği Teşekkür: 6
3 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 3
Tecrübe Puanı: 14 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Aşk Mektubu XXVI
Âşıkım diyorum bir yere girerken Bir yerden çıkarken âşıkım diyorum Cümle âlemin bana bakışı değişiyor Eşyanın nakışı değişiyor Suların akışı değişiyor Ey sevgili; Yüreğim sevgine kelepçeli Aklım senin için çıldırıyor Kokunu alan gönlüm bir düğün evidir Şikâyet etmekten utanırım Ritmin kaynağı sen olunca Yüreğimin yakarışı değişiyor. Âşıkım diyorum adımı soranlara Nerden gelip nereye gittiğimi Merak edenlere, âşıkım diyorum Ne zaman bir cönkte, bir güldestede Sana yaraşır bir güzelleme okusam Sesimin dokusu değişiyor Hasretin, vuslatın kokusu değişiyor Ey sevgili; Yüreğim sana mahkûm olalı Her zora severek katlanıyorum Sevginin ışığı senden olunca Hayatımın seyri değişiyor Âşıkım diyorum bulutlara bakıp Rüzgâra, ırmağa, dağa, ovaya Ben âşıkım diyorum Gözlerime yıldız yağmurlan yağıyor Güneşin içinden bir başka güneş doğuyor Yüreğim kuş oiup kuşlara karışıyor İklimin adı değişiyor Ey sevgili; Yüreğim sana sevdalanalı Ne yalnızlık çeker ne dertlenirim Bağlanmanın merkezi sen olunca Hayatın tadı değişiyor. Bahaeddin KARAKOÇ (Aşk Mektupları – Dolunay Yay. Nisan 1999 / ANKARA) |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Co Admin
![]() ![]() Üyelik tarihi: Jun 2010
Mesajlar: 2.294
Ettiği Teşekkür: 6
3 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 3
Tecrübe Puanı: 14 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Aşk Mektubu XXX
Kalûbelâdan beri muhacirim ben Her nereye gitsem ensâr karşıladı Bir at, bir kurt, bir yılan anladı da Kendi cinsimden olanlar anlamadı Omuz vurup geçenlerin açtığı yara Kevgire çevirdi sevdalı yüreğimi Ey sevgili, Ne zaman darda kaldımsa Hep sana yazdım arzuhalimi Hep sen yetiştin imdada. Bir kabir kapınsın ağzında Ne bir Münker, ne de bir Nekir'im ben Gezginim, bu yüzden yosun bağlamam Kalûbelâdan beri muhacirim ben Herkes için göz yaşı dökerim de Kendim için ağlamam Yeni bir sevda türküsü duyduğumda Turnalar havalanır yüreğimden. Adına muvaşşah şiirler yazarım Leylâkî zaman dilimleri bereketlenir Lâleler esrür emdikleri çiy damlalarından Aşkın ile yüreğimi pazarlarım Hangi yöne dönsem hep benimlesin Ruhum sana uçmaya niyetlenir Ey sevgili, Aşkın ile yanar parlarım. Kalûbelâdan beri muhacirim Dolaşıp duruyorum diyar diyar Aşkın deryasında arındı kirim Artık karanlığı aydınlatacak bir mumum var Limandaki gemi demir alıyor Lâhurî şal gibi dalgalanıyor sular Ay'ın dogması yakın Hızır'ın vakti mayalaması Uzak değil Ey sevgili, Kamalaklı kara-ardıç ormanlarında Bengitaşa konmuş bir bahtlı kuşum Rivayet ne olursa olsun Sevdana adamış serimi Bengisulardan içmişim Bengisularda yunmuşum. Bahaeddin KARAKOÇ (Aşk Mektupları – Dolunay Yay. Nisan 1999 / ANKARA) |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Co Admin
![]() ![]() Üyelik tarihi: Jun 2010
Mesajlar: 2.294
Ettiği Teşekkür: 6
3 Mesajına Aldığı Teşekkür Sayısı: 3
Tecrübe Puanı: 14 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Aşkın Âvaresi Oldum
Akılgından bir dal kestim Sopa yapmak değil kastım Ben anadan doğma mestim, Sen gitsen gizin kalıyor. Yol oldum yoluna ulak Ne aşım, ne işim dölek Ne yapar yanmışsa bulak? İçimde sızın kalıyor. Avârelik işim oldu, Gülümsedim hışım oldu, Hüzün kan-kardeşim oldu Her şeyde izin kalıyor. Sevdiğini ah bir bilsem Umursamam yüzyıl yelsem Oturup resmini silsem, Ortada ağzın kalıyor. İstihâreye yatarken Çok derin kulaç atarken Her yıldız bir bir batarken Senin yıldızın kalıyor. Döküldüm yârim döküldüm Çok kırıldım, çok büküldüm Sapa dağlara çekildim Ayrık denizin kalıyor. Doruklara duman çöker Gökyüzü gözyaşı döker Kolumu ayrılık büker, Elde hep hüzün kalıyor. Bahaeddin KARAKOÇ (Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman / Ayışığınsa Serenatlar – Sıla Kitapları / İstanbul -2001) |
|
|
|
![]() |
| Tags: bahattin, karakoc, siirleri |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| bahattin, karakoc, siirleri |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|