|
|||||||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#91 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Aşkın Zamanı....
Yağmur saçaklarda nem bıraktı. Yüreklerimiz; Yağmura rakip Sanki Ağlamaklı. Sıradan bir üşümüşlük hayallerimizde. O hayaller ki; Kımıldanıyor, Yağmur sonrasında, Güneşe dönmüş akşam sefaları gibi Zihinlerimizde. Her defasında birkez daha; Kaybediyor olsak bile, Gözyaşlarımızla ıslatıyoruz Toprağı hep birlikte. Durmadan aşk eken yağmura İnancını yitirip, Acı biçenlerden farklı Birikiyor, Kalbin kumbarasında Ahir heyecanlarımız... Binlerce kez bir oluyoruz seninle. alıntı |
|
|
|
|
|
#92 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Aşk'a Aşığım....
Aşk, Yeşil bir yaprağın ömrü gibisin. Gözüme dolan iki damla yaş, Vazgeçemediğim hüzün gibisin. Yeni uyandığım bir sabah, Soluduğum soluk, Üflediğim mum Aşk, Dua tutmayan büyü gibisin. Çıkmayan fallar, Bitmeyen yollar, Küllenen umutlar gibisin. Aşk, Bitecek gibi değilsin içimde. Dün yine seni gördüm düşümde. Ve yeniden aşık oldum. alıntı |
|
|
|
|
|
#93 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alem....
üç beş kere küstüm zamana sana, aşk'a, ve yüreğime... dumanların arasından sızan bir mum alevi gibi, hiç tükenmek bilmedi hiç bitimi olmadı günlerin. çok değil belki üç belki de beş kere... alıntı |
|
|
|
|
|
#94 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Albüm....
Acı bir hıçkırık Takıldı kaldı boğazımda. Küflü bir ekmek parçası gibi. Yaprak yaprak ağladılar ağaçlar, Yutkunduğumda. Titredim yeni yetme bir kuş gibi. Küllü bir griye büründü tenim, İçimden çıkıp gittin. Aşk, Mütemadiyen çoğaldı. Kalbim hüznüne bulandı. Ruhum yokken dirildim, Tüm resimler sen oldun alıntı |
|
|
|
|
|
#95 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ağırlaştırılmış Müebbet Kıvamında Hasret....
Bıraktım; Esen yele, özgürce yalasın saçlarımı. Nasıl olsa, Kibritsiz yangınlarına özlem doluyum sevdanın. Tamamen, İsteyerek kalbimi senin avuçlarına bırakmışım. Ama tek tarafında durunca aşkın, Senin gözlerinden kendimi seyredebilmek için, Kollarımı iki yana açıp, atlayacak uçurumlar arar olmuşum, Dibinde sen olan Bir sürü keşkem var. Mesela, Dağılsa keşke, artık rahmetli olmuş birçok rüyam, Sana doğru düşerken ben. Ve kavuşma hayallerimle sustururken yüreğimi, Eskilere akıp, Hatırlamasam artık; babamın aldığı bisikletimi. Ve belki de; Aldığım karne hediyelerinden daha ölümsüz olurdu, Sana sarılabileceğim tek bir an. Ama bunu hiç bilemeyeceğim. Dizlerimin kanadığı öğleden sonralar kadar, Kolay olacak biliyorum, Gülümsemenle silmek gözyaşlarımı. Sen gelsen de ben kanasam keşke. Yinede hiç eskimese hatıralar seni buldular diye, Ve Solmasa ne olur annemin saçlarıma taktığı, Canımı acıtan kirazlı tokalarımın belli belirsiz hayali. Onları çocuklarıma anlatana kadar hatırlamak istiyorum. Hiçbir şeyin okul çantamdan daha ağır olabileceğine ihtimal vermezdim, Bundan yıllar önce. Ama ağırmış sevda, öğretildim bir yumruk gibi içime çökünce. Her sabah kahvaltıda peynir yemeye çalışmaktan Zormuş sevilmeyi beklemek. Bu kadar güçsüzleştiğim için Özür dilerim senden hayat. Şimdi; Başımı göğsüne yaslayacak kadar bile ihtimalim kalmadı. Kerpiçtenmiş umudum, sensizlik fırtınalarında ayakta kalamadı. Yazık ki bulutsuz gökyüzünü bekleme faslında kaybettim, Annemin bitmek tükenmek bilmeyen öğretilerini. Her geçen saniye birkaç damla daha artan bir aşkla, Özlemlerden atkılar örüyorum, üşütmesin diye seni, Bensiz geçecek emsalsiz mutlulukların. Sen hiç gelmeyecek mevsimleri özledin mi? Ama inan ki ben, Seni, çok özledim Mandalina kabuğundan gemilerle sana doğru gönderiyorum, Biraz geç dahi olsa başka hiçbir sevginin deva olamayacağı aşkımı. Saçlarım grileşmeye başladığında, Dizlerime battaniye örtecek buruk bir sevda için, Özlemlerle bekleyeceğim seni. Kırışmış yanaklarımda her biri bir inci tanesi olup, Senin için süzülecek gözyaşlarıma inanırsın sen de bir gün. Bıraktım; Esen yele, özgürce yalasın saçlarımı. Kibritsiz yangınlarına özlem doluyum sevdanın. Çünkü, Seni, çok özledim alıntı |
|
|
|
|
|
#96 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ağaç....
Yüreğimde günden güne büyüyorsun! Sanki deliniyor ruhum, İçlerime işliyorsun, Ağır ağır nakış gibi kendini. Ölüp ölüp dirilmek gibi, Solup tekrar yeşermek gibisin yüreğimde. Sevilip aşık olunası hayalinle, Uykusuz beklentilerisin yüreğimin. İyiden iyiye siniyor üzerime kokun, Kilometrelerce uzaklardan dahi! Sanki sökülüyor katılaşan duygularım. Seviyorum kokunu taşımayı koynumda. Azar azar ağlıyorum. Akşam vakitleri bir başka dokunuyor bana. Yeminler gibi takılıp kalıyorsun dudaklarıma. Zirvesi karla kaplı bir dağ oluyor, Aşk, Adın geldikçe boğazıma. İncitilmesi mümkün olmayan bir sevdalı besliyorum. Yine de yitirilmemiş hevesler tattırıyorum ruhuma. Menekşe tohumları gibi sakinleşiyorum, Sevda canımı yakıp, çığlık attırınca bana. Papatya çayının dumanında yayılıyorsun her yanıma, Ne zaman fincanımı elime alsam Penceremin pas tutmuş kanadında; Gizleniyor gözlerin, Başımı uzatıp dışarıya baksam İkiz bir mevsim gibi sarınıyorum sana. Sarmalıyor yok bile olsalar ellerin beni. Zambaklarla çevrelenmiş mezar taşları, Azalıyor kırsalında sevdamın. Yüreğimde günden güne büyüyorsun! Söz verdiğim gibi saklıyorum seni, İçimin en derininde Ruhum, Taze bir gonca yaprağı gibi deliniyor, İçlerime işliyorsun! Mecnununum! Bilmiyorsun. Ya da bilmek istemiyorsun. Birikiyor közlerin döküldüğünde kalbimden, Emanet bir şarkıyla vedalar yazıyorum sana. Halim, Gün aşırı kötüleşiyor! Akşamlar yaralı yüreğime ilaç vermiyor. Köşeye sıkışmış bir kirpi gibi vahşiyim. Canı yanmış bir hayvan gibi Kokun rüzgârın önüne düşmüş, Bana bana esiyorken, Cebinden çıkan bir kolye düşüyor aklıma. Yüreğim artık sana yetmiyor! İçimde o kadar büyüdün ki. Ruhum dört yanından çatlıyor. Anlatamıyorum. Rüyalarımı hiç kimseye, Kendime bile. alıntı |
|
|
|
|
|
#97 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Adı'n Kelebek Olmalı....
Kalbimin karasularında, İnceden bir rüzgar esti, Yalın. Baran bir şuurla hüzünlendim. Kelebeğin dansıyla büyülendi ruhum. Yosun tuttu sanki aşklarım. Aynalardan saklanıp, Gölgelere döner oldu yüzüm. Baran bir şuurla hüzünlendim bu akşamüstü. Kelebeğe gönlünü kaptırdı ruhum. Ve ben, Mutluyum Yoksa, Baran bir dokuya mı özendi ressam? Kelebek, Vitrayın ardında ne de güzel raks ediyor öyle. Kalbimin karasularına yüklü bir gemi vardı ağır. Yine yalnız kalmadık diye, Gülümserken kaldı dudağımda tebessümün tadı. Güneşin sızlayan ve sızlatan batışına kapıldı düşüm. Ve aniden, Kelebeğe gönlüm aktı. Ve sadece, Mutluyum alıntı |
|
|
|
|
|
#98 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Adı Olmayan....
Kırmızı giyerim sana gelirken. Saçlarımı eflatun bir gölge gibi, Şekilden şekle sokarım. Rüzgârımla bir uçurum gibi, Seni, İçime çekebilmek için. Bir bakış bulundururum çantamda, İçimdeki aşkla seni sarsın diye gözlerim. Renkler pamuksu kozalar gibi, Anlam kargaşasına sebep olurlarken. Ya da aşk, Rengi olmayan bir esintiyken; Mavi, Solgun bir fulardır boynumda. Kış günlerini eskitmişliğimizi anlatır, Seninle yeniden kavuştuğum bahara. Ve Siyah naif bir çizgidir. Seninle olmayı hayal ettiğim gecelerde, Kalbin kabına sığmasın diye, Gizlenmiştir dolabımda. Bazen, Pembe olur. Ve hiç yeşil giymem aslında Kırmızı giyerim sana gelirken. Sen kırmızının kokusunu duyduğunda, İki hayal gibi sarılır bedenlerimiz. Aşk, Küçük bir balıkçı kayığı gibi, Sarsılarak kırmızı bir gölge bırakır denize. Güneş sanki kırmızıdır batarken. Ne sarıyı, Ne de turuncuyu hesaba katmadım, Birkaç renk daha var ama, Onları sayamadım... Çünkü, Kırmızı benim gizli sevdiğim. Ve ben, Sebepsiz yere kırmızı giyerim sana gelirken. Serin bir bahar yağmuru gibi, Kırmızıyı içime çektikçe, Aşkın rüzgârı da kırmızı olur, Sevdanın içimdeki adı da alıntı |
|
|
|
|
|
#99 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Adı Aşk....
Sevdanın yüreğimi titretmesi gibi Tıklatıyor pencerelerimi Güneş. Emsalsiz hayallerim varmış gibi Susturuyor gerçeklerimi Heves. Umudum, Yağmurum, Varlığım, Her şeyim senin yüreğinde gizli Sevdiğim adam. Sensizken heryanım gibi Öldürüyor mutluluklarımı Nefes. Soluduğum her zerrede içime giren aşk Ve Okuduğum her cümlede gözümden düşen yaş Gibisin alıntı |
|
|
|
|
|
#100 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
48. Saat....
İstediğim son bir nefes. Yaşattığın onca hüzünden sonra, Hakkım yok mu hala sevilmeye? Yoksa, Görmezden mi geleceksin, Ne kadar çok acılar yüklediğini bana? İstediğim son bir bakış Düğümlenip yüreğime, Yetsin bana yıllar boyunca. Eğer sen de terk edersen beni Şüphesiz ki, Yalnızlık döker, Seyreltir, Dağınık saçlarımı, vitirsiz zamanlarda. Gözyaşlarım, Kendi hüznümü ıslattıkça; Geceler, Yıkar, Yaralar, Sensiz umutlarımı, defalarca. Ve İstediğim son bir dua olur senden, Yada diğerlerinden. Onca bedduanın dibine vurduğumda, Ölümsüzleştirsin zaman, 48. saatimi Gözlerim gözlerine mahkûm olduğunda. Yaban mıdır? Değil midir? Benim midir? AŞK Bilmek istiyorum. alıntı |
|
|
|
![]() |
| Tags: ipek nemutlu siirleri |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| ipek, nemutlu, siirleri |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Edip Cansever şiirleri | gladio17 | D-E-F-G | 233 | 2. July 2011 15:13 |
| Köroğlu şiirleri | gladio17 | D-E-F-G | 46 | 15. June 2010 01:36 |
| Karacaoğlan şiirleri | gladio17 | D-E-F-G | 107 | 14. June 2010 21:43 |
| Dadaloğlu şiirleri | gladio17 | D-E-F-G | 33 | 13. June 2010 01:11 |
| Attila İlhan şiirleri | gladio17 | A-B-C-Ç | 133 | 12. June 2010 07:18 |