|
|||||||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#21 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Safran.... Şehir aydınlığa özendi. Liman kıyısı bir kentte kaybettim umutlarımı. Toprak kanımı içti. Hayat, Seyri doyumsuz bir bahar rengi, Beni yalnızlığa itti. Gözün aydın şehir dedim. Gözün aydın yeni doğan ay. Deniz yüzüme vurdu. Talihse teğet geçti. Hayat, Kanadı açık bir guguk kuşu, Beni bana itti. Tüm gecelerin sonunu bekledim. Gündüzlerin ve ışığın dansını. Umutları birbirine iliştirdim. Yeni bir bahar yarattım, Öfkeleri denize atıp. Gözün aydın şehir dedim. Ben, bir kez daha gündüzüm… alıntı |
|
|
|
|
|
#22 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Rüya.... Sen, Bensizliği istesen bile, O kadar içimdesin ki, Seninle uyanıyorum gecenin bir yarısında, Rüya bile olsa… Yüreğimdeki seni öperken ben; Sen, Parmaklarımdan sızıyorsun toprağa. Sanki sızlayan benim yüreğim değilmiş, Ağlayan ben değilmişim gibi. Gözlerimi yine de senden alamıyorum. Bir kutu inci gibi dağılıp kayboluyor emeklerim, Düşler çağında bir deli kurşun saplanıyor kalbime. Ulu ağacın dalında unutulan ipten salıncak gibiyim. İçim sızlıyor. Utanıyorum… Ve Yıkıntıları toplayıp duruyorum. Toprağa karışıp bir başka hayatta karşıma çıkma diye, Koparıyorum tenimden seni. Bir avuç yalnızlık kıkırdıyor aynalarda, Başımı yerden kaldırmaya kalktığımda. Katlanamıyorum bu boşluğa… Gitme, Ölü bir kuş gibi çürüyorum. Gitme, Her yerde seni arıyorum. Gitme, Lütfen senden kaçamıyorum. alıntı |
|
|
|
|
|
#23 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Peşime Düşen Hüzünler....
Söyleyemedim. Yüreğimde nerede olduğunu. Nefesimin cama bıraktığı buğuda, Adının olduğunu. Penceremin önünde solan çiçeğin, En kırmızı tomurcuğunun sen olduğunu. Kalbimde kendime sakladım her şeyi. Arka sokakların boş kalışına üzüldüm en çok. Düşlerimin ağlatmasına. Mumların duvara bıraktığı gölgenin bile seni çağırmasına. Bir başucu kitabı gibi bitmek tükenmek bilmeyen, Yokluğuna ağladım. Öyle bir yalnızlık çöktü ki içime, Kör oldum gökkuşağının altından geçip. Sana ulaşamadan düştüm… Söyleyemedim. Yüreğimin ne hallerde olduğunu. Parmağımın bıraktığı izin sen gibi baktığını içime. Bir mevsimin bitişine yine sensiz tanık olduğumu. Unutmak zorunda kalışını kalbimin. Geçmek zorunluluğunu günlerin. Sana büyüttüğüm defne ağaçlarının, Savrulup duran dallarına kurduğum salıncakta, Çocukluğumun sallanıp durduğunu. Ergenleşmemiş sevdaların can yakan yağmurunda, Kuruduğunu şarkıların. Ve hiçbirini dinlemeye cesaretimin olmadığını. Toprak kokan günlerde ağladığımı. Anlatamadım kimseye yüreğimin sende kaldığını. Hiç kimseye hiçbir şey söyleyemedim… Dört duvarın içinde kısılıp kaldı hayallerim. Hiç doğmadı eskisi gibi güneşlerim. Söyleyemedim. Hasret dolduğunu her yanımın. Saatlerin geçmez olduğunu. Ayrılığın içime çok ama çok dokunduğunu. İhtimallerin uzağımda, Karamsarlıkların yanı başımda durduğunu. Bir sır gibi sarmaladım seni yüreğimde. Anlatmadım. Kalbime dokunuşu ellerinin kimselere. Eski bir sandık gibi kaldırdım kendimi tavan arasına Sustum. alıntı |
|
|
|
|
|
#24 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Özlemenin Emsalsizliği Seni.... Seni yaşamak isterken ben, Sığınmışım kendimden bile habersiz Buz gibi yokluğuna. Kimse bilmez aslında; Denizleri susturan Şu karşı tepeler var ya, İşte orada, Bekleyenim yok artık benim. Emsali bulunamadı hem, Adı konmamış aşkımın. Hem ben de vazgeçtim, Bilmem bağışlar mısın? Her şey bitmiş gibi, Kısırlaştı mekân. Bugün de bitmedi sensizliğim. Sonsuz kere mi sürecek acaba? Nafile beklemelerime yün yorganım çare olamıyor Ne yazık! Hep mi yarım? Hep mi çeyrek dakikalarım? Ağırlığımca özlediğimi seni, Haykırmak istiyorum. Uykuya geçmeden önce. Nefessiz kalana kadar. Her şey bitmiş gibi, Ama “seni özlemek” bitecek gibi değil. alıntı |
|
|
|
|
|
#25 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Öz....
Kokunu içime çekip, Düşümde düşüne girip, Yanağına yağan yağmur olmak vardı şimdi… Elinin dokunduğu yerde, Yüreğinin burkulduğu dizelerde olmak. Kirpiğine konup içine bakmak vardı, Yüreğin benim mi diye. Bir gece masalı olmak vardı seninle. Uyumak gözlerim seninmiş gibi kapalı Ve sadece seninle… Kokunu içime çekip, Düşümde düşüne girip, Gözünün renginde buğulanmak vardı. Tenine düşen gölge olmak bir de, Yere bıraktığın izde kalmak. Hüzünlü hikâyelerini toplamak vardı şimdi, Mutluluğu sana sunmak. Rüyalarını çalmak vardı bir de, Öpücüklerinle doymak. Kokunu içeme çekip, Düşümde düşüne girip, Yanağına yağan yağmur olmak vardı şimdi… alıntı |
|
|
|
|
|
#26 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Nöbet....
Yalın ayak nöbet tutar yalnızlık, Yürek burkarak içimde. Çıplakmışım gibi üşürüm. Seni her düşlediğimde! Sessizce ağlarım belki. Yada sadece, Uykum kaçar. Gözyaşlarım yüzümü yıkarken uyanırım, Uykularımdan. İçim, bir külah dondurma gibi erir. Yokluğunun kokusu sarar odamı. Bir mum daha söner başucumda. Ben biterim! Yalnızlığımsa hiç bitmez! İçimi kemirir öpücüklerin, Bana her dokunduğunda. Başlangıcı gelmez sevinçlerimin. Ve Gözümü ne zaman açsam gece olur. Yalnızlık saçlarıma tutunup, Nerde olsa beni bulurken, Sen, Kalbimi yara yara gidersin. Bir avuç toprak çarpar yüzüme. Acı, boğazımda düğümlenir. Bir çığlık daha susar kulağımda. Ben ölürüm! Aşkımızsa daim olur! alıntı |
|
|
|
|
|
#27 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Negatif İçgüdü....
Dönüp arkanı geçmişe uzandığın zaman, İse bulanmış bir kağıt parçası içinde, Sürüklenen umut tohumları göreceksin. Yüreğin hiç senin olmamış olacak. Ürkeceksin! Aynada sana gülümseyen kadından. Hiç olmadığın tükenmiş hayallerine inanmadığından. Hiç gibi koşturmacasından hayatın. Sulardan iğrenir gibi iğreneceksin. Elin üşüyecek mumun alevine yaklaştığında. Tenin irkilecek yazın yakan sıcağında. Dönüp arkanı geçmişe uzandığın zaman, Utanacaksın duvar gibi biçimsiz olan o kadından. Çürümeleri ruhun giderek artacak. Soluk alacak zamanın artık olmayacak. Rutinleşecek hayat bir sürüngen gibi. Hafifleyeceksin toprak olduğunda. Her şey yolun sonu gibi belirginleşecek. Dönüp ardında kalanlarla uğraşmamayı yeğleyeceksin, Yada hiç değmemeden geçip gidebilmiş olmayı. Kadın inadına aynalardan gülecek sana. Tüküreceksin! Tükenmeden hemen önce… Hayat vahşi bir hayvan gibi gelecek üstüne. Ellerinle yüzünü kapayıp yok olmak isteyeceksin. Yok olmak da mümkün olmayacak tabii. Gitmek de… İlaç, merhem yada çare bulamayacaksın dertlerine. Bir de gülümsemeyi dene küfretmek yerine. Kahkahalar at acıların nüksettiğinde. Dönüp arkanı çocuksu sevinçlerinle el çırp. Ağladığın anları ayıkla hatıralarından. Örsele melun bakışlı aptal sevişmeleri. Hoyrat ol! Uzun zamandır olamadığın gibi… Herkes fareler gibi çeksin gitsin varsın. Sen aynada sana öfkeyle yansıyansın. Derdin dibine vurduğunda, Hatırlar saldırdığında, Omuz silk ve gülümse! İçinde kimsenin el süremediği sevginle, Sömür aşıkların bedenlerinden taşan sevgileri. Kutsa değerli bilinen öğretileri. Umursa hayatın gerçeklerini. Ve Kıvançlar yarat fenalıklardan… Kelebek kanatlarını aç ve tepeden bak eskiye. Oval bir tepside seni çok özlediklerini göreceksin. Ve yeniden gülümseyeceksin. alıntı |
|
|
|
|
|
#28 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Naat.... Bir ipin iki ucunda Köşe bucak ve darmadağınık Ucu yanık bir mum Kalbi kırık bir ben Bir ipin iki ucunda Salınan bir sarkaç Gece ve gündüz gibi sır dolu Belki seneye varacak çareler Yanıma Yanı başım esmer Kapılar kilitli Köşe bucak ve darmadağınım Bir ipin iki ucu arasında Bunca kırgınlığımın arasında Seni özlüyorum Yanı başım esmer Zaman tünel Zaman Sensiz Seni özledim Bir ipin iki ucundayım Yanı başımda sen… alıntı |
|
|
|
|
|
#29 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Menekşe Selamı....
Issız bu gece tüm sokaklar. Güneş küsmüş, Ve gece basmış yürekleri. Yaz mevsimi gitmiş, Geride kalmış hep kış çiçekleri. Issız bu gece yüreğim. Menekşeler küsmüş, Ve kardelenler bitmiş içimde. İyi geliyor düşlemek, Ellerini… Bir sokak daha çizmek haritalara, Senin elinden. Ve köşe bucak eskitmek hasreti. Senin çizginden. Issız bu gece rüyalar. Üşümüş şamdandaki mumlar. Ve lambalar az gelmiş karanlığa. İyi geliyor beklemek, Gözlerini… Bir aplik daha eklemek duvarlara, Senin için. Ve menekşe selamınla devirmek hasreti Issız bu gece tüm sokaklar. Güneş küsmüş, Ve gece basmış yürekleri. Yine de yüreğin benimmiş gibi. Havada menekşe kokusu var. alıntı |
|
|
|
|
|
#30 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2011
Bulunduğu yer: Adana
Mesajlar: 5.240
Konular: 3171
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 1012
Kıdemi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Mavi....
Kurtuluşumuzun rengiydin. Umudumuzun sesi! Hüznün hırsa mağlubiyeti. Kurumuş bir ağza damlayan su, Dikenli telleri parçalayan bir yürektin. Sen beni bilmiyorsun, Ama ben… Ben, Seninle büyüdüm. Sen doğdun diye doğabildim. Çocuk olabildim, Gülümseyebildim. Ayak basabildiğim toprağa senin kanın deydiği için. Yaşayabildim. Damarlarımdan sen aktığın için, Okuyabildim. Yediğim ekmekten, İçtiğim sudan, Tat alabildim sen gibi duru oldukları için. Kalbimde sana yer verdiğim, Mavi gözlerini aklımdan çıkarmadığım, O gözlerde saklanan sevgiye inandığım, Bu vatanın evladı olduğum için, Dayanabildim Kasım ayına… Ne sararabildim, Ne yeşerebildim, Bu yaz mı kış mı olduğu bilinmeyen mevsim gibi. Mavi bir yaş akmak istedi gözümden, Büyük bir hüzün esti yüreğimden, Ama yine de başımı eğmedim. Sen gibi dimdik durabilmek için. Kahramanım, Mavi… Keşke kalsaydın… Kahramanım Ata'm seni tanısaydım, Kasım'lar daha mavi olurdu ve Şüphe yok ki daha yaşanır olurdu vatan. Özledim seni Mavi. Keşke kalsaydın. Keşke 10 Kasım'da buluşsaydık seninle, Vedalaşmak yerine… Seni seviyorum, Ruhun şad olsun... Mavi gözlü Kahraman... alıntı |
|
|
|
![]() |
| Tags: ipek nemutlu siirleri |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| ipek, nemutlu, siirleri |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Edip Cansever şiirleri | gladio17 | D-E-F-G | 233 | 2. July 2011 15:13 |
| Köroğlu şiirleri | gladio17 | D-E-F-G | 46 | 15. June 2010 01:36 |
| Karacaoğlan şiirleri | gladio17 | D-E-F-G | 107 | 14. June 2010 21:43 |
| Dadaloğlu şiirleri | gladio17 | D-E-F-G | 33 | 13. June 2010 01:11 |
| Attila İlhan şiirleri | gladio17 | A-B-C-Ç | 133 | 12. June 2010 07:18 |